© Manset23 2020

Töder’den 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Öncesi Önemli Toplantı

Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) tarafından, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde eğitim gündemindeki güncel gelişmelerin ele alındığı değerlendirme toplantısı düzenlendi.

Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda konuşan TÖDER Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğretmenlerin özlük hakları, yapay zekânın eğitimde kullanımı, özel okul ücretleri ve KDV düzenlemesi gibi başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ ÖNEMLİ BİR GELİŞME”

Türkiye’nin eğitim öğretim alanında son dönemde önemli gelişmeler kaydettiğini belirten Taşel, bunların başında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin geldiğini söyledi.

Model kapsamında dört yıla yayılan bir süreçte tüm müfredatın yenilendiğini ifade eden Taşel, bu yıl 11’inci sınıf müfredatlarının değiştirildiğini, gelecek yıl ise 12’nci sınıf müfredatlarının yenilenmesiyle birlikte tüm müfredatın elden geçirilmiş olacağını kaydetti.

Yeni müfredatın öğrencilerin daha kalıcı öğrenmeler sağlaması, eğitimin hayatla daha fazla iç içe geçirilmesi ve milli değerlerin eğitim müfredatında yeniden yer bulması açısından önemli olduğunu belirten Taşel, müfredatın başarısında öğretmenlerin kritik rol oynadığına dikkat çekti.

Taşel, öğrencilerin LGS ve YKS konusunda kaygı yaşamalarına gerek olmadığını belirterek sınav formatlarında önemli bir değişiklik beklenmediğini ifade etti.

“YAPAY ZEKÂYI İNSANIN YERİNE KOYMAK DOĞRU DEĞİL”

Eğitimde yapay zekâ kullanımının önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacağını belirten Taşel, kamu kurumları ve özel okulların bu alanda ciddi çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Yapay zekânın eğitim sürecinde önemli bir yardımcı olabileceğini ancak insanın yerine konulmaması gerektiğini vurgulayan Taşel, teknolojinin bilinçsiz kullanımının öğrencilerin düşünme ve üretme becerilerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Yapay zekânın ders anlatımını kolaylaştırabileceğini, öğrencilerin kendilerini denetlemelerine ve eksiklerini görmelerine yardımcı olabileceğini ifade eden Taşel, bununla birlikte insan faktörünün eğitimde her zaman merkezde tutulması gerektiğini söyledi.

“EĞİTİMİ İTİBARSIZLAŞTIRAN SÖYLEMLER RİSK TAŞIYOR”

Eğitim ve öğretimin itibarsızlaştırılmasına yönelik söylemlerin ülkenin geleceği açısından risk taşıdığını dile getiren Taşel, özellikle yükseköğretime yönelik olumsuz yaklaşımların uzun vadede ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Taşel, üniversite eğitiminin gereksiz olduğu yönündeki söylemlerin toplumda eğitime olan güveni zedeleyebileceğini ifade ederek, bu tür yaklaşımların ilerleyen dönemlerde milli güvenlik sorunu oluşturabilecek sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

“BİR OKULUN KALİTESİ ÜCRETİYLE ÖLÇÜLMEZ”

Özel okul ücretlerine ilişkin tartışmalara da değinen Taşel, Türkiye’de yaklaşık 13 bin özel okul bulunduğunu belirtti.

Bazı okulların uyguladığı yüksek ücretlerin tüm özel okul sektörünü temsil ediyormuş gibi değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade eden Taşel, “Bir okulun kalitesi, ücretiyle de asla ve asla ölçülmez” dedi.

“KDV KALDIRILMALI YA DA YÜZDE 1’E İNDİRİLMELİ”

Özel okullarda yemek, servis ve diğer ücretlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Taşel, TÖDER olarak velilerin erişebileceği makul ücretlerin uygulanması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Servis ücretlerinin araçların yeni ve konforlu olması, hostes çalıştırılması, öğrencilerin evlerinden alınıp evlerine bırakılması ile akaryakıt ve yedek parça maliyetlerindeki artış gibi birçok unsurdan etkilendiğini belirten Taşel, bu alanda da düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

KDV konusunda da düzenleme yapılması gerektiğini savunan Taşel, özel okulda çocuğu eğitim gören velilerin desteklenmesi amacıyla KDV’nin kaldırılması ya da sembolik bir oran olan yüzde 1’e indirilmesi gerektiğini söyledi.

Taşel, böyle bir düzenlemenin özel okullara değil, doğrudan velilere yönelik bir destek olacağını ifade etti.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER