Elazığ
27 Nisan, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

Çocuklar İçin Sağlıklı Aile Ortamı Nasıl Oluşturulur? Uzman Psikologdan Önemli Tavsiyeler

Çocuklar İçin Sağlıklı Aile Ortamı Nasıl Oluşturulur? Uzman Psikologdan Önemli Tavsiyeler

Psikolog Cansu Koza, çocukların gelişiminde aile ortamının ve ev içi atmosferin kritik bir rol oynadığını belirtti. Psikolog Koza, evin yalnızca fiziksel bir yaşam alanı olmadığını, duygusal atmosferin çocukların kişilik gelişimi ve stres yönetimi üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi.

 


Aileyi çocuk gelişiminde denge unsuru olarak tanımlayan Koza, ebeveynlerin çocukların davranışlarını yönlendiren ve organize eden temel yapı olduğunu belirtti.
Koza, çocuk gelişimini “gaz ve fren sistemi”ne benzeterek şu ifadeleri kullandı:
“Bir çocuğu gaz ve fren sistemi gibi düşünün. Çocuk gazla ilerler; merak eder, hareket eder, denemek ister. Aile ise fren görevi görür. Planlama, organize etme ve yürütücü işlev dediğimiz beceriler aile desteğiyle gelişir. Çocuk sınırları ve dengeyi aile içinde öğrenir.”

“EVİN ATMOSFERİ ÇOCUĞUN RUHUNA YANSIR”

Bir evin sadece duvarlardan ve eşyalardan oluşmadığını dile getiren Koza, evin aynı zamanda çocuk için bir güven alanı olması gerektiğini söyledi.
Koza, “Bir evin bir atmosferi vardır ve çocuklar bu atmosferi çok hızlı algılar. Evdeki huzur, güven ve duygusal denge çocuğun iç dünyasına yansır. Çocuk, stresle baş etmeyi, duygularını ifade etmeyi ve kendini regüle etmeyi ilk olarak evde öğrenir. Bu yüzden evin atmosferi, çocuğun ruhsal gelişimini etkileyen en önemli faktörlerden biridir” dedi.

“SAKİN EV DEMEK, SESSİZ EV DEMEK DEĞİLDİR”


Toplumda huzurlu ev kavramının çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirten Koza, huzurun sessizlikle karıştırılmaması gerektiğini ifade etti.
Koza, “Sakin bir ev demek sessiz bir ev demek değildir. Sessizlik bazen bastırılmış duyguların da göstergesi olabilir. Huzurlu bir ev, duyguların sağlıklı şekilde ifade edilebildiği ve yönetilebildiği bir ortamdır. Çocuklar öfke, üzüntü, korku gibi duygularını ifade edebilmeli ve bu duygular aile tarafından görülmelidir” diye konuştu.

ÇOCUKLAR EVDE GÜVEN ARIYOR


Çocukların gün boyunca okulda, sosyal çevrede ve farklı yaşam alanlarında yoğun uyaranlara maruz kaldığını belirten Koza, eve geldiklerinde temel ihtiyaçlarının güven duygusu olduğunu söyledi.
Psikolog Koza, “Çocuk eve geldiğinde bilinçaltında iki temel soru vardır; ‘Burada güvende miyim?’ ve ‘Burada sakinleşebilir miyim?’ Eğer çocuk evde bu güveni hissederse dış dünyada karşılaştığı zorluklarla daha sağlıklı baş edebilir” ifadelerini kullandı.

Bu noktada aile içinde oluşturulan rutinlerin çocuk için çok önemli olduğunu vurgulayan Koza, düzenli bir yaşam akışının çocuğa psikolojik güven verdiğini belirtti.

ANNE VE BABANIN STRESİ ÇOCUĞU ETKİLİYOR

Anne ve babaların kendi stres düzeylerini yönetebilmesinin çocukların psikolojik dayanıklılığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Koza, ebeveynlerin ruh halinin çocuk üzerinde güçlü etkiler oluşturduğunu ifade etti.
Psikolog Koza, “Evde anne ve babanın stres seviyesi çok önemlidir. Çocuklar söylenen sözlerden çok hissedilen duyguları algılar. Anne babanın kaygılı, öfkeli ya da gergin olması çocuğun güven duygusunu zedeleyebilir. Bu yüzden ebeveynler önce kendi duygularını yönetmeyi öğrenmelidir” dedi.

AİLE, ÇOCUĞA HAYAT İÇİN BİR ‘SIRT ÇANTASI’ VERİYOR

Ailelerin çocuklarını hayata hazırlarken onlara görünmeyen ama çok değerli bir miras bıraktığını söyleyen Koza, bu mirasın duygusal dayanıklılık olduğunu belirtti.

Koza, “Anne ve babalar çocuklarına aslında bir sırt çantası verirler. O çocuk bu çantayla hayatın içine çıkar; başarısızlık yaşayacak, arkadaş edinecek, sosyal ortamlara girecek, zaman zaman öğretmeniyle ya da çevresiyle sorun yaşayacaktır. Ama tüm bunların içinde bilmesi gereken en önemli şey, onu olduğu gibi kabul eden ve seven bir ailesinin varlığıdır” diye konuştu.

“ÇOCUK AĞLADIĞINDA DUYGUSUNU KABUL EDİN”

Çocukların duygularını bastırmaya yönelik yaklaşımların uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Koza, özellikle ağlama anlarında ebeveynlerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Koza, “Çocuk ağladığında hemen ‘Ağlama’ dememek gerekiyor. Çünkü ağlamak bir duygunun dışa vurumudur. Önce çocuğun duygusunu kabul etmek gerekir. Onu anlamak, yanında olmak ve temas kurmak çok önemlidir. Çocuğun temasa, onarıma ve kabul görmeye ihtiyacı vardır” dedi.

“ÇOCUK SORUNU HER ZAMAN BELLİ EDER”

Çocukların yaşadıkları duygusal sorunları her zaman sözle ifade edemeyeceğini belirten Koza, davranışsal sinyallerin iyi okunması gerektiğini vurguladı.

Koza, “Bir noktada sorun yaşanıyorsa çocuk bunu mutlaka belli eder. Bazen içine kapanarak, bazen öfke patlamalarıyla, bazen ders başarısındaki düşüşle ya da sosyal ilişkilerde yaşadığı zorluklarla bunu gösterir. Bu küçük belirtileri fark etmek ve önemsemek çok kıymetlidir” dedi.
Gerekli durumlarda profesyonel destek almanın önemine de değinen Koza, ailelerin çocukları anlamaya çalışmasının en güçlü koruyucu faktör olduğunu söyledi.

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!