Elazığ
12 Nisan, 2026, Pazar
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

Bir Tuğlanın Ardındaki Emek, Çevre ve Şehircilik & AFAD

12 Nisan 2026, Pazar 21:05

Deprem sadece binaları yıkmaz; düzeni, alışkanlıkları ve insanın içindeki güven duygusunu da yerle bir eder. Elazığ’da yaşanan o büyük sarsıntının ardından ortaya çıkan tabloyu hepimiz gördük. Yıkılan evler, dağılan hayatlar ve yeniden başlama zorunluluğu…

İşte tam da bu noktada devletin sahaya inen yüzü olan Elazığ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile AFAD devreye girdi. Rakam olarak söylemesi kolay: 370 köyde yaklaşık olarak 4100 deprem konutu. Ama bu rakamın içinde binlerce ayrı hikâye, beklenti, talep ve sabır sınavı var.

Ben bir köy muhtarı olarak kendi köyümde köylülerimle birlikte bir cami yaptırdım. Küçük gibi görünen bir işte bile ne kadar çok detay, ne kadar çok itiraz, ne kadar çok “neden böyle oldu” sorusu ile karşılaştım, birebir yaşadım. En ufak bir aksaklıkta insanların nasıl tepki verdiğini gördüm. Ve bunun yanında tüm süreci organize edip başından sonuna takip etmek zorundasın. O yüzden 4100 konutluk bir süreci yöneten insanların neyle mücadele ettiğini tahmin etmek zor değil.

Çünkü bu iş sadece beton dökmek değil.

Her kapının arkasında ayrı bir beklenti, her vatandaşta ayrı bir hassasiyet var.

“Benim evim neden böyle?”

‘’Çevre duvarı olmamış’’

“Komşumunki neden farklı?”

“Teslim neden gecikti?”

‘’Bura böyle olmalıydı, orası şöyle, burada bu niye yok? gibi yüzlerce soruyla vatandaş Çevre ve Şehircilik ve AFAD’ın kapısını çaldı.

Bir köy muhtarı ve bu sürecin içinde birebir muhatap olan biri olarak Elazığ Çevre ve Şehircilik ve AFAD yetkililerinin vatandaşa yaklaşımlarına, sorunları dinleyerek çözüme ulaştırmak adına verdikleri çabaya şahitlik yaparım.

Bu soruların her biri, sahada çalışan bir görevlinin omzuna yük olarak biniyor. Ve o görevli, çoğu zaman kendi ailesinden, kendi düzeninden feragat ederek bu süreci yürütüyor.

Şunu açıkça söylemek gerekir:

Eleştiri elbette olacak. Ama emeği görmeden yapılan eleştiri, hakkaniyetli olmaz.

Çevre ve Şehircilik ile AFAD çalışanları bu süreçte sadece görev yapmadı; adeta bir sabır ve dayanıklılık sınavı verdi. Kimi zaman soğukta, kimi zaman sıcakta, kimi zaman da vatandaşın haklı-haksız tüm sitemlerini dinleyerek… Ama geri adım atmadılar.

Üstelik bu süreç sadece inşaatla da sınırlı değildi. Altyapıdan yol düzenlemelerine, çevre planlamasından sosyal donatı alanlarına kadar geniş bir alanda titiz bir çalışma yürütüldü. Bir evin yapılması yetmez; o evin yaşanabilir bir çevreye kavuşması gerekir. İşte bu detaylar çoğu zaman gözden kaçar ama en çok emek de burada harcanır.

Bir başka gerçek daha var: Bu kadar büyük bir organizasyonda hatasız bir süreç beklemek gerçekçi değildir. Önemli olan hataya rağmen işi bırakmamak, çözüm üretmeye devam etmektir. Sahada gördüğümüz tablo da tam olarak budur. Eksikler olabilir ama gayret inkâr edilemez.

Bugün dönüp baktığımızda, dünün enkaz alanlarında yeni bir hayatın kurulduğunu görüyoruz. Çocukların yeniden oyun oynadığı, ailelerin kapı önünde sohbet ettiği, akşamları ışıkların yandığı bir düzen… Bunlar kendiliğinden olmadı. Arkasında ciddi bir planlama, emek ve fedakârlık var.

Belki en önemlisi de şu: Bu süreçte devlet ile vatandaş arasında kurulan bağ güçlendi. Her şeye rağmen kapısı çalınan, derdi dinlenen bir muhatap olduğunu görmek insanlara güven verdi. Bu güven, yapılan binalardan daha kıymetli bir kazanımdır.

Sonuç olarak; yapılan konutlar sadece bir barınma ihtiyacını karşılamadı, aynı zamanda yeniden ayağa kalkmanın sembolü oldu. Bu emeğin içinde alın teri olan her bir görevlinin hakkını teslim etmek gerekir. Çünkü bazı işler vardır ki sadece yapılmaz, aynı zamanda sabırla, vicdanla ve sorumlulukla taşınır.

O yüzden Elazığ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve AFAD yetkililerine, sahada ve masada emek veren tüm personele yürekten teşekkür ediyorum ve alkışlıyorum.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum