Reklamı Geç
İDRİSnnn
BELEDİYE
Elazığ
26 Mayıs, 2026, Salı
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

Kurban Etini En Uzun Süre Saklamanın Sırrı

26 Mayıs 2026, Salı 14:44

Buzluk mu, derin dondurucu mu, vakumlu poşet mi, soğuk zincir mi? 

Kurban etini kıyamete kadar saklamanın bir yolu var aslında. 

Peygamber efendimiz sormuş; ‘’Ey Ayşe, kestiğimiz kurbandan ne kaldı bize?’’
Hz Ayşe cevap veriyor, ‘’Ey Allah’ın Resul’ü, bir kürek kemiği kaldı..’’

Efendimiz buyuruyor; ‘’Desene ya Ayşe, bir kürek kemiği hariç hepsi bize kaldı.!’’
……
Kurban Bayramı…
Adı üstünde; yakınlaşmanın, paylaşmanın, kardeşliğin bayramı.
Etin değil, merhametin dağıtıldığı mübarek günler…

Ama ne yazık ki son yıllarda bayramın ruhu yavaş yavaş değişiyor.
Kesilen kurbanlar üçe bölünüp ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağına, poşetlenip buzluklara kaldırılıyor.
Derin dondurucular doluyor ama nice garibin tenceresi hâlâ kaynamıyor.

Oysa Peygamber Efendimiz (sav), kurban etinin paylaşılmasını özellikle tavsiye etmişti.
Bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:

“Yiyiniz, yediriniz ve bir kısmını da saklayınız.”
(Buhârî, Edâhî 16)

Dikkat edin…
Önce “yediriniz” diyor.
Yani kurban sadece kesmek değil; ulaştırmak, gönle dokunmak, sofraya bereket olmaktır.

Eskiden köylerde bayram sabahı başka olurdu.
Kapılar çalınır, tabaklar gider gelirdi.
Bir evden çıkan et, başka bir evin duası olurdu.
Çocuklar kavurma kokusunu sadece kendi evinden değil, komşusundan da alırdı.
Çünkü insanlar “benim dolabım dolsun” diye değil, “kimse mahzun kalmasın” diye kurban keserdi.

Şimdi ise çoğu zaman şu cümleyi duyuyoruz:
“Kışa hazırlık yaptık.”
Elbette insan ailesini düşünür, saklar da…
Ama kurbanın tamamını istifleyip ihtiyaç sahibini unutmak; bayramın ruhunu eksiltmektir.

Kurban ibadeti sadece kan akıtmak değildir.
Allah’a ulaşan ne etlerdir ne kanlar…
Allah’a ulaşan, niyettir, takvadır, vicdandır.

Bir düşünelim…
Aynı mahallede yaşayan bir yetim çocuk bayram günü et yiyemiyorsa, bizim buzluklarımız gerçekten bereketli midir?
Bir yaşlı kadın “bu sene kapımı çalan olmadı” diyorsa, biz hangi sünneti yerine getiriyoruz?

Peygamber Efendimiz (sav), komşusu açken tok yatanın gerçek mümin olamayacağını öğütledi.
Çünkü İslam’ın özü paylaşmaktır.
Paylaşılmayan nimet ağırlaşır, bereketini kaybeder.
Verilen ise eksilmez; aksine dua olup geri döner.

Bugün buzluklarımız etle dolabilir…
Ama asıl mesele şudur:
Kalplerimiz ne kadar dolu?

Kurban; bir fakirin sofrasında tebessüm oluyorsa kurbandır.
Bir çocuğun yüzünü güldürüyorsa kurbandır.
Bir yaşlının duasına dönüşüyorsa kurbandır.

Yoksa sadece kesilen bir hayvan değil…
Paylaşılmayan bir vicdan olur geriye.

Bu bayram, biraz daha fazla kapı çalalım.
Bir poşet eti değil, gönlümüzü götürelim.
Çünkü bazı insanlar eti değil, hatırlanmayı bekliyor.

Herkese mutlu bayramlar..

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum