Mezuniyet Mi?... Gösteri Mi?
01 Haziran 2026, Pazartesi 09:17Eğitim hayatının her aşaması emek ister. Bir öğrencinin okul öncesinden üniversiteye uzanan yolculuğunda yaşadığı her başarı, her ilerleme elbette kutlanmayı hak eder.
Ancak son yıllarda mezuniyet törenleri, kutlama amacının ötesine geçerek adeta başlı başına bir sektör ve gösteri alanına dönüşmüş durumda.
Bugün gelinen noktada, ana sınıfından başlayıp üniversiteye kadar hemen her eğitim kademesinde "mezuniyet" adı altında törenler düzenleniyor.
Oysa eğitim sistemine baktığımızda ana sınıfından sonra ilkokul, ilkokuldan sonra ortaokul, ortaokuldan sonra lise ve lise sonrasında üniversite devam ediyor.
Bu nedenle özellikle okul öncesi ve ilkokul düzeyindeki "mezuniyet" kavramı, eğitimsel bir gereklilikten çok sembolik bir etkinlik niteliği taşıyor.
Sorun kutlama yapılması değil; kutlamaların giderek amacından uzaklaşmasıdır.
Birkaç saatlik etkinlikler için ailelerin ciddi mali yüklerin altına girmesi, özel kıyafetler, organizasyon ücretleri, fotoğraf çekimleri ve çeşitli ek masraflar, özellikle ekonomik zorluk yaşayan aileler üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Daha dikkat çekici olan ise bazı lise ve üniversite mezuniyetlerinde ortaya çıkan görüntülerdir. Kimi zaman öğrencilerin yaşlarına uygun olmayan eğlence anlayışları, aşırı tüketim kültürü, ölçüsüz davranışlar ve eğitim kurumlarının ciddiyetiyle bağdaşmayan görüntüler kamuoyunda haklı tartışmalara neden olmaktadır.
Bir diğer konu da mezuniyet kültürünün giderek ithal bir forma dönüşmesidir. Kep ve cübbe bugün dünyanın birçok yerinde kullanılan akademik semboller olsa da tarihsel olarak yükseköğretim geleneğinin ürünüdür. Ana sınıfı öğrencilerinden başlayarak her yaş grubuna aynı sembollerin uygulanması, zaman zaman bu kavramların anlamını da zayıflatmaktadır.
Elbette çözüm yasaklamak değildir. Gençlerin sevinçlerini paylaşmaları, başarılarını kutlamaları ve anı biriktirmeleri son derece doğaldır.
Ancak eğitim kurumları bu organizasyonların ölçüsünü, içeriğini ve pedagojik uygunluğunu göz önünde bulundurmalıdır. Kutlamalar öğrencileri yarıştıran, aileleri maddi yük altına sokan veya eğitim kurumlarının itibarını zedeleyen etkinliklere dönüşmemelidir.
Üniversiteler ve okullar; milli değerlere, toplumsal hassasiyetlere ve kurum kültürüne uygun çerçeveler oluşturabilir. Gençlerin ifade özgürlüğünü koruyan ancak saygı sınırlarını da gözeten uygulamalar geliştirmek mümkündür.
Mezuniyetler hayatın güzel dönüm noktalarıdır
. Ancak asıl mesele kep atmak değil, o kepin temsil ettiği emeği ve kazanımı anlamaktır. Gösterişin ön plana çıktığı değil, emeğin ve başarının değer gördüğü mezuniyetler hem öğrenciler hem aileler hem de toplum için çok daha anlamlı olacaktır.
"Her şeyin azı karar, çoğu zarar" der atalarımız. Son yıllarda mezuniyet törenlerine baktığımızda akla gelen ilk söz belki de budur.
Kutlamalar devam etsin; fakat ölçü, amaç ve eğitim ruhu kaybolmadan...
Kalın sağlıcakla…




Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum