Elazığ
13 Nisan, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

ERKEN SEÇİM VE AK PARTİ

13 Nisan 2026, Pazartesi 11:02

Siyasette bazı süreçler vardır; resmi açıklamalarla değil, sahadaki hareketlilikle kendini belli eder. Henüz ilan edilmemiş olsa da, henüz takvimi açıklanmamış olsa da o sürecin geldiğini herkes hisseder. Bugün Türkiye genelinde ve özellikle yerelde yaşanan tablo tam olarak budur. Görünenle gerçekte olan arasındaki fark açıldıkça, kulislerde konuşulanlar daha yüksek sesle duyulmaya başlanır.

“Erken seçim yok” deniliyor ama sahadaki tablo bu cümlenin çoktan hükmünü yitirdiğini gösteriyor. Siyaset, söylenenle değil yapılanla okunur. Bugün Ankara kulislerinde konuşulanlar, aday adaylarının hareketlenmesi ve mevcut milletvekillerinin görünürlüğünü artırma çabası aslında çok açık bir gerçeği ortaya koyuyor: Seçim resmi olarak ilan edilmemiş olabilir ama fiilen süreç başlamış durumda. Bu da şu anlama geliyor; kamuoyuna verilen mesaj ile sahadaki gerçeklik arasında ciddi bir fark var.

İktidar kanadı her ne kadar “zamanında seçim” vurgusunu sürdürse de, siyasetin doğası bunu kaldırmaz. Çünkü hiçbir siyasetçi seçime kısa süre kala hazırlık yapmaz, yapamaz. Hele ki mevcut ekonomik tablo, toplumsal beklentiler ve siyasi dengeler bu kadar hassasken… Bu yüzden bugün yaşanan hareketlilik bir ihtimal değil, bir hazırlıktır. Ve hazırlık varsa, ihtimal de vardır.

Bu genel tablonun Elazığ’daki yansıması ise çok daha kritik ve artık inkâr edilemez bir gerçeği ortaya koyuyor: AK Parti’nin şehirdeki milletvekili sayısı yıllar içinde istikrarlı şekilde düştü. 5 milletvekili ile güçlü bir temsil yakalayan yapı, önce 4’e, ardından 3’e geriledi. Bu düşüş bir tesadüf değil, seçmenin verdiği açık bir mesajdır. Ve bugün gelinen noktada asıl soru şudur: Bu gerileme devam edecek mi, yoksa ders çıkarılacak mı?

Yıllardır “çantada keklik” denilen Elazığ’da bu düşüşün yaşanması, aslında en büyük kırılmanın çoktan başladığını gösteriyor. Çünkü hiçbir siyasi güç, seçmenin desteğini garanti görerek yoluna devam edemez. Bu şehirde AK Parti’nin oylarının ve vekil sayısının düşmesi, seçmenin memnuniyetsizliğinin sandığa yansımasının somut sonucudur.

Aslında tablo çok net: Seçmen değişiyor. Eskisi gibi sorgulamadan destek veren bir profil yok artık. İnsanlar hizmete bakıyor, sahadaki varlığa bakıyor, kendisine ne kadar değer verildiğini ölçüyor. Eğer bu karşılığı göremezse tercihini değiştirmekten çekinmiyor. İşte vekil sayısındaki düşüş de tam olarak bu değişimin sonucu.

Elazığ’da uzun süredir hissedilen en büyük problem ise rahatlık ve alışkanlık. “Nasıl olsa kazanırız” anlayışı, siyasetin en büyük hatasıdır. Çünkü siyaset boşluk kaldırmaz. Siz sahada olmazsanız, seçmenle temas kurmazsanız, o boşluğu başkaları doldurur. Ve o zaman kaybedilen sadece bir sandalye değil, yılların oluşturduğu güven olur.

Bugün sahaya inmeye başlayan isimler, aslında bu tehlikeyi gördükleri için harekete geçiyor. Bu da gösteriyor ki risk artık görmezden gelinecek bir seviyede değil. Eğer aynı anlayış devam ederse, 3’ten 2’ye düşüş ihtimali sadece bir yorum değil, ciddi bir senaryo haline gelir.

Elazığ seçmeni artık şunu açıkça söylüyor: “Beni garanti görme.” Bu mesajı doğru okuyamayanlar ise her seçimde biraz daha geriye düşmeye devam eder.

Bugün hâlâ “erken seçim yok” söylemine sarılmak, sahadaki gerçeği görmezden gelmekten başka bir şey değil. Çünkü siyaset hazırlık işidir ve hazırlık başlamışsa süreç de başlamıştır. Elazığ özelinde ise bu süreç aynı zamanda bir hesaplaşma sürecidir.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum