Elazığ
17 Ağustos, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

Promosyon Fiyaskosu

17 Ağustos 2026, Pazartesi 10:43

Elazığ’da eğitim camiasının gözü kulağı haftalardır banka promosyon ihalesinden çıkacak karardaydı. Ancak beklentiler yine başka bir bahara, daha doğrusu önümüzdeki Şubat ayına ertelendi. Masada konuşulan ve komisyonca yetersiz bulunarak reddedilen rakam: Yaklaşık 50 bin lira. 

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Hemen yanı başımızdaki Diyarbakır’da Milli Eğitim çalışanları için 81 bin liralık protokollere imza atılırken, Fırat Üniversitesi 108 bin lirayla rekor kırarken, Elazığ Milli Eğitimi’nin önüne 50 bin liralık komik bir teklifin konulması ve masanın devrilmesi tesadüf müdür? 
Şüphesiz ki hayır. 

İhalenin reddedilmesi ilk bakışta "hak arayışı" gibi sunulsa da, arka planda devasa bir yönetim ve temsil basiretsizliğini barındırıyor. Masaya oturan yetkili ve etkili eğitim sendikalarına sormak gerekiyor: Siz o masaya hazırlıksız, kamuoyu desteğini arkanıza almadan ve alternatif stratejilerden yoksun olarak mı oturdunuz? 

Banka patronlarının insafına terk edilen bu süreçte sendikaların sergilediği tutum, ne yazık ki ret kararı verip salondan çıkmanın ötesine geçemedi. İhaleyi Şubata ertelemek, bir başarı yahut dik duruş değildir; aksine yetersizliğin zamana yayılmasıdır. 

Ertelemenin faturası kime kesiliyor? Tabii ki sahada, sınıfta, idarede alın teri döken binlerce öğretmen ve eğitim çalışanına! 
Şubata kadar geçecek olan 6 aylık sürede öğretmenlerin hakkı olan promosyon geliri buharlaşıp gidecek. Yüksek enflasyon ortamında ertelediğiniz her ay, çalışanın cebinden çalınan satın alma gücüdür. 
Bu 6 aylık kaybın telafisi için sendikaların cebinde nasıl bir formül var? Yanıt net: Hiçbir şey.

Üye sayısını artırırken yetkiyi elinde bulunduran ama icraata ve pazarlığa gelince "bankalar vermiyor" bahanesine sığınan sendikal anlayışı maalesef miadını doldurmuştur. 
Sahada üyesinden aidat almayı bilenler, masada o üyenin hakkını söke söke almayı da bilmek zorundadır. Komşu iller masadan zaferle kalkarken, 
Elazığ’da çalışanların nasibine sürekli "tepki açıklamaları" ve "kart kırma eylemleri" düşmesi bir kader olamaz. 

Şubat ayı geldiğinde "Bakın 50 bin TL’yi kabul etmedik, rakamı yükselttik" edebiyatı yapmaya hazırlanabilirler., 
6 ay gecikmeyle alınacak üç beş kuruşluk fark da aradaki kayıp zamanı tamir etmeyecektir.

Eğitim çalışanı masada mazeret üreten değil, rakam üreten bir sendikacılık bekliyor. 
Şubattaki o masa, yetkili sendikaların ya rüştünü ispat edeceği ya da eğitim çalışanının vicdanında tamamen sınıfta kalacağı son sınav olacaktır. 
Kalın sağlıcakla…
 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum