Elazığ
06 Temmuz, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

Kep Yere Düşmeden Başlayan Hayat

06 Temmuz 2026, Pazartesi 10:10

"Yoruldum dur dese de ömrümün kırlangıcı,
Her bitiş getiriyor yeni bir başlangıcı..."

Üniversite yıllarımdan beri hafızamda taşıdığım bu iki dizeyi yıllardır kime ait olduğunu araştırıyorum. Arama motorlarında, yapay zekâ uygulamalarında, şiir arşivlerinde... Ne yazık ki kesin bir sonuca ulaşamadım. Belki de bu yüzden daha da kıymetli benim için. Çünkü bazen sahibini bilmediğimiz sözler, hayatın tam merkezine dokunur.

Gerçekten de her bitiş yeni bir başlangıçtır. Her veda, aslında yeni bir merhabanın habercisidir.

Son yıllarda anaokulundan başlayarak hemen her eğitim kademesinde kep ve cübbeli mezuniyet törenleri düzenleniyor. Oysa ortada gerçek anlamda bir mezuniyet değil, sadece bir üst basamağa geçiş vardır. Ana sınıfından ilkokula, ilkokuldan ortaokula, oradan liseye uzanan bu yolculuk; bir son değil, eğitimin devam eden basamaklarıdır.

Ancak gelinen noktada bu törenler, zaman zaman amacını aşan bir gösteriye dönüşmüş durumda.

Gerçek mezuniyet ise üniversite diplomasının alındığı gündür. Fakat ilginçtir ki kep daha yere düşmeden gençler kendilerini bambaşka bir dünyanın içinde bulurlar.

Artık gündem; iş bulmak, ekmek kazanmak, aileye destek olmak, gelecek kaygısı ve hayat mücadelesidir.

Ne yazık ki birkaç bölüm dışında birçok genç için üniversite diploması, hayal ettiği mesleğe açılan kapı olmaktan çıkmıştır. Kasiyerlik, garsonluk ya da sadece kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde asgari ücretli işler, birçok üniversite mezununun ilk durağı hâline gelmiştir.

Öğretmenler özel okul ve dershanelerde düşük ücretlerle çalışmaya zorlanırken, mühendisler memurluk, gardiyanlık, satış danışmanlığı ya da bambaşka alanlarda iş aramaktadır. Yıllarca alın teriyle kazanılan diplomalar, çoğu zaman meslek sahibi olmaya yetmemektedir.

Bir zamanlar "Diplomanı al, gerisi gelir." deniliyordu.

Bugün ise diploma tek başına yeterli görülmüyor.

Öğretmen adaylarının önüne yeni sınavlar ve akademi süreçleri konuluyor. Hukuk fakültesini bitirenler stajlarla devam ediyor. Gençler AGS, LGS, YKS gibi üç harfli sınavların arasında yıllarını geçiriyor. Bütün bunların üzerine bir de mülakat ekleniyor.

Yazılı sınavlarda derece yapanların, mülakatlarda elendiği örnekleri defalarca gördük. Bu yüzden mülakat sisteminin objektif olduğuna toplumun önemli bir kesimi artık inanmıyor.

Bir eğitimci olarak elbette eğitimin önemine inanıyorum. Eğitim, toplumların yükselmesinin temelidir. Ancak bir atasözümüzü de unutmamak gerekir:

"Dere geçerken at değiştirilmez."

Eğitim sistemi, her gelen yönetim anlayışıyla yeniden şekillendirilecek bir deneme alanı değildir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği, günübirlik kararlarla planlanamaz.

Bugün üniversiteden mezun olan yeğenim başta olmak üzere, tanıdığım pek çok genç yeni bir hayata adım attı.

Onların kep attıkları anı kutlarken biliyorum ki asıl sınav şimdi başlıyor.

Dileğim odur ki; emeklerinin karşılığını alabilecekleri, bilgi ve yeteneklerini kullanabilecekleri, adaletin ve liyakatin hâkim olduğu bir ülkede mesleklerini yapabilsinler.

Çünkü her bitiş gerçekten yeni bir başlangıçtır.

Yeter ki o başlangıç, umutla karşılanabilecek kadar adil olsun.

Kalın sağlıcakla...

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum