Elazığ
27 Nisan, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

SIRTINI DÖNDÜĞÜN KİME?

27 Nisan 2026, Pazartesi 10:27

23 Nisan…
Bir milletin kendi geleceğine, yani çocuklarına armağan ettiği en anlamlı günlerden biri. Bu özel günde çocukların hazırladığı bir gösteride yankılanan mehter marşı ve o sırada yaşananlar… Sırtını dönenler, sesi kısılan bir tarih…

Sorulması gereken soru basit ama ağırdır:
Bir marşa sırtını dönen, aslında neye sırtını dönmüştür?

Mehter, sadece bir müzik değildir. O ses; Malazgirt’ten İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na uzanan bir yürüyüşün ritmidir. Bir milletin hafızasıdır. Beğenirsin ya da beğenmezsin, estetik bulursun ya da bulmazsın… Ama yok sayamazsın. Çünkü o, bu toprakların ortak geçmişidir.

Çocukların hazırladığı bir gösteride, onların emeğini, heyecanını ve temsil ettiği değeri görmezden gelmek; siyaset üstü olması gereken bir günde ideolojik reflekslerle hareket etmek, en hafif ifadeyle büyük bir saygısızlıktır. Bu davranış, sadece bir müziğe değil; o müziğin taşıdığı anlamlara ve onu sahiplenen topluma karşı yapılmış bir tavırdır.

Daha da düşündürücü olan ise şu:
Kendi kültürel mirasına mesafe koymayı “modernlik”, ona sırt çevirmeyi “ilericilik” sanan bir anlayışın hâlâ var olmasıdır. Oysa medeniyet; geçmişini inkâr ederek değil, onu anlayarak ve üzerine koyarak yükselir. Kökünü kesen ağaç yeşermez.

Bugün çocukların önünde sergilenen bu tavır, yarının toplumuna verilen yanlış bir derstir. Çünkü çocuklar sadece ders kitaplarından değil, büyüklerinin duruşundan da öğrenir. Ve onlar, bugün sırt dönülen her değeri yarın sorgulayacaktır.

Üstelik unutulmamalıdır ki; bu topraklarda hiçbir değer tesadüfen oluşmadı. Her biri bedel ödenerek, mücadeleyle, alın teriyle bugüne ulaştı. Mehterin sesi sadece bir geçmişi hatırlatmaz, aynı zamanda bir dirilişi, bir varoluşu simgeler. Bu yüzden ona gösterilen her saygısızlık, aslında bu milletin ortak hafızasına yapılmış bir müdahaledir. Fikir ayrılıkları olabilir, siyasi görüşler değişebilir; ama milli ve kültürel miras söz konusu olduğunda sergilenen tavır, kişinin durduğu yeri de açıkça ortaya koyar.

Hiç kimse kusura bakmasın;
Bu milletin değerleri, birilerinin siyasi konforuna göre açılıp kapanacak bir düğme değildir.

Eğer gerçekten bu ülkenin yarınlarını düşünüyorsak, önce ortak paydalarda buluşmayı öğrenmeliyiz. Çünkü bir milleti ayakta tutan şey; farklılıklarına rağmen sahip çıktığı ortak değerlerdir.

Ve o değerlerden biri de, mehterin tok sesinde yankılanan o kadim ruhtur.

Sırtını dönenlere inat, o ses bu topraklarda hep çalmaya devam edecek.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum